Kavala ve Aksakoğlu serbest bırakılmalı, asılsız suçlamalar düşürülmeli

12 Mart 2019

İMZALA

Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu ile diğer önde gelen 14 sivil toplum aktörü, 4 Mart’ta mahkeme tarafından kabul edilen iddianame sonrasında ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.

2013’teki Gezi Parkı protestolarını ‘yönlendirdiği’ iddia edilen sivil toplum aktörleri, haksız bir şekilde ‘hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs” ile suçlanıyor. Osman Kavala halihazırda 16 aydan uzun bir süredir, Yiğit Aksakoğlu ise yaklaşık 4 aydır tutuklu yargılanıyor. Suçlanan diğer kişiler tutuksuz yargılanıyor. Yetkililer Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’nu derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakmalı, 16 sivil toplum aktörüne yöneltilen uydurma suçlamaları da düşürmelidir.

Temel karakteri barışçıl olan Gezi Parkı protestolarına dair hazırlanan iddianamede ismi geçen kişilerden hiçbirini şiddet eylemleriyle veya toplumsal kargaşayla ilişkilendirebilecek güvenilir bir kanıt sunulmadı. Bu iddianamenin, Gezi Parkı protestolarının tarihini yeniden yazmayı ve Türkiye’nin önde gelen sivil toplum aktörlerini susturmayı hedefleyen mesnetsiz suçlamalarla dolu olduğu görülüyor. Suçlanan kişiler kendilerine yöneltilen asılsız suçlamalarla mahkum edildikleri takdirde, şartlı tahliye imkanı olmaksızın ömür boyu hapis cezası ile karşı karşıya kalabilirler.

Osman Kavala halihazırda 16 aydan uzun bir süredir, Yiğit Aksakoğlu ise yaklaşık dört aydır bu gerçek dışı iddialar nedeniyle tutuklu yargılanıyor ve bu durum, Kavala ile Aksakoğlu’nun özgürlüklerinden keyfi olarak yoksun bırakıldığı anlamına geliyor. İddianamenin kabul edilmesi, hem savcılık hem de mahkeme tarafından yargılamanın başlaması için ilgili tüm delillerin toplandığına kanaat getirildiğini gösteriyor ve Osman Kavala ile Yiğit Aksakoğlu’nun süregelen tutukluluk hallerinin keyfiliğini ortaya koyuyor.

Ek Bilgi

Gezi Parkı protestoları, İstanbul’un merkezindeki Gezi Parkı’nı dönüştürme planlarına karşı çıkan çevreci protestolar olarak başladı. Polisin İstanbul’daki protestoyu şiddetle bastırmak istemesiyle birlikte protestolar hızla ülkenin her yerine yayıldı ve milyonlarca kişi, kitlesel itirazların büyük ölçüde barışçıl biçimde ifade edildiği protestolara katılmak için sokaklara çıktı. Söz konusu iddianame, bu protesto hareketini, Türkiye hükümetini ortadan kaldırma amacı taşıyan şiddetli bir komplonun en önemli unsuru olarak değerlendiriyor. 16 sivil toplum aktörünü bu sözde komployla ilişkilendirmek için iddianamenin dört bir yanında gerçek dışı iddialar dile getiriliyor. Ancak 16 kişinin listelenen suçlarla bağlantılı olduğunu gösterebilecek hiçbir kanıt iddianamede sunulmuş değil Buna rağmen, bu kişilerin tümü şartlı tahliye olmadan ömür boyu hapis cezası ile karşı karşıya bulunuyor.

Osman Kavala ile erken çocuk gelişimi üzerine çalışmalar yürüten sivil toplum uzmanı Yiğit Aksakoğlu’nun yanı sıra gazeteci Can Dündar, avukat Can Atalay, mimar Mücella Yapıcı, şehir planlamacısı Tayfun Kahraman, Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Altınay ve Anadolu Kültür Başkan Yardımcısı Yiğit Ali Ekmekçi ile film yapımcısı Çiğdem Mater de iddianamede suçlananlar arasında. Ayrıca, interaktif bir tiyatro oyununun yazımı, yapımı ve sahnelemesine katkı sunan kişiler de yetkililer tarafından “Gezi Parkı protestolarının provasını yaptıkları iddiasıyla” aynı iddianamede suçlanıyor.

Osman Kavala 18 Ekim 2017’de Gaziantep’ten gelen uçaktan İstanbul Atatürk Havalimanı’na indiğinde polis tarafından gözaltına alındı. 1 Kasım 2017’de hakim, Kavala’nın Türkiye’nin en yüksek güvenlikli cezaevi olan Silivri Cezaevine götürülmesine karar verdi  Kavala o tarihten bu yana Silivri Cezaevinde tutuluyor. 16 Kasım 2018’de Yiğit Aksakoğlu, diğer önde gelen 12 sivil toplum aktörü ile birlikte polis tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan 12 kişi serbest bırakılırken Aksakoğlu, İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17 Kasım’da verdiği kararla, ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ şüphesiyle tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi. Yiğit Aksakoğlu ile birlikte Kasım ayında gözaltına alınan kişilerden yalnızca üçünün ismi 4 Mart’ta kabul edilen iddianamede geçiyor. Bu gruptaki diğer kişiler mevcut durumda halen serbestler ancak haklarındaki soruşturma devam ediyor ve henüz resmi olarak suçlanmadılar. Yiğit Aksakoğlu ise halen cezaevinde.

Kavala ve Aksakoğlu’nun süregelen tutukluluk halleri 2 Nisan’da yeniden değerlendirilecek. Böylece avukatları ilk kez Kavala ve Aksakoğlu’nun cezaevinde tutulmasına kanıtlarla ve haklarındaki iddianame doğrultusunda itiraz etme imkanı bulacak.

Barışçıl toplanma hakkı, Türkiye’nin imzaladığı insan hakları sözleşmeleriyle güvence altındadır. 1966 Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ile 1950 İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi de Türkiye’nin imzaladığı sözleşmeler arasındadır. Ayrıca barışçıl toplanma hakkı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası tarafından da korunmaktadır. 26 Nisan 2015’te İstanbul’daki mahkeme, protestolara katıldıkları iddiasıyla yargılanan 26 kişinin tümünün beraatına karar vermiş ve Gezi Parkı protestolarının barışçıl toplanma hakkı kapsamında korunduğunu doğrulamıştı. Gezi Parkı’nın dönüştürülmesine karşı çıkmak için mimarlar, mühendisler, doktorlar, sendikacılar ve diğer mesleklerden 100’ün üzerinde kişinin kurduğu Taksim Dayanışması’nın Sözcüsü Mücella Yapıcı da iddianamede suçlananlar arasında bulunuyor. 2015’te görülen ve beraatle sonuçlanan davada Mücella Yapıcı ve diğer dört kişi ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ suçundan beraat etmişti.

İMZALA

 

Yiğit, 191 GÜNDÜR TUTUKLU!